• Arı Sütü

     

    Arı sütü, genç işçi arıların hipofarenjiyal ve postserebral bezlerinden salgılanan bir arı ürünüdür. Genç işçi arılar arısütünü ana arı adaylarını ve ana arıları beslemek için üretir.Larvalar üç günlükken alınır,süt taplanır.

     

    Arı Sütünün Fiziksel Özellikleri

     

    Arı sütü homojen, kirli beyaz renkte, keskin kokulu, ekşimsi tat da suda çözünen kıvamlı bir maddedir.

     

    Arı Sütünün Kimyasal Özellikleri

     

    Arı sütü yaklaşık olarak 66% su, 15% şeker, 5% yağ, yüksek oranda aminoasitlerle birlikte 13% protein ve vitaminler (biotin, flik asit, inositol, niasin, pantotenik asit, piridoksin, riboflavin, tiamin, vitamin E) içerir. 0,7–1,2% lik oranlarda da mineral maddeler (kalsiyum, manganez, potasyum, sodyum, bakır, çinko, demir) içermektedirProtein, arı sütünün esas bileşenidir ve kuru materyalinin yaklaşık yarısını oluşturmaktadır. Arı sütünün bazı özellikleri lipid moleküllerinin varlığına atfedilse de çoğu kanıtlanmış biyo-aktiviteleri protein içeriğinden kaynaklanmaktadır. Arı sütü ayrıca antibakteriyel bir protein olan “10-hidroksi–2-dekenoik” asiti içermektedir

    Arı Sütünün Arılar İçin Önemi

     

    İşçi arılar hayatları boyunca larva dönemlerinin ilk üç gününde arı sütüyle beslenirler, kraliçe arı için ise arı sütü hayatı boyunca tek besindir. Bal arısı larvasının özel olarak arı sütüyle beslenmesi sonucunda, kovandaki diğer erişkin bireylerin yoksun olduğu morfolojik ve fonksiyonel karaktelere sahip, doğurgan ve uzun ömürlü erişkin bir kraliçe arı gelişir.

     

    Arı Sütünün Biyolojik Aktiviteleri

     

    İnsanlara da arılarla aynı etkiyi gösterdiği inanışından dolayı arı sütü yaygın olarak kozmetik veya besin takviyesi olarak kullanılmaktadır. Arı sütünü biyolojik aktiviteleri içeriğindeki eser elementlerin miktarına bağlı olarak çeşitlilik göstermektedir. Antiaging, hipoglisemik ve anti-tumoral, anti-imflamatör, DNA koruyucu, antioksidan ve karaciğer koruyucu özellikleri de belirtilmiştir.

     

    Arı Sütünün Kullanım Şekli

     

    Çeşitli formlarda besin olarak (diğer arı ürünleri ile karıştırılarak, dondurularak veya liyofilize edilerek). Kozmetik yapımında (krem, losyon vb. birçok ürün) kullanılmaktadır.

     

    Arı Sütünün Büyüme, Yaşlanma ve Üreme Sağlığına Etkisi

     

    Beslenme konusunda „Yeterli Beslenme‟ terimi yerine yerleşmeye başlayan „Optimal Beslenme‟ kavramına göre genel iyilik halini geliştiren ve bazı hastalıkların gelişim riskini azaltan potansiyel yiyeceklerden oluşan beslenme tarzının yerleşmesi hedeflenmektedir. Fonksiyonel besin pazarının yıllık olarak % 15-20‟lik artış gösterdiği bildirilmektedir. Son yıllarda fonksiyonel besin olarak ilgi çeken arı sütünün de insanların sağlık halini koruyabileceği ve hastalıklardan korunabilmek için ek besin olarak kullanılabileceği ileri sürülmektedir. Arı sütü pek çok ülkede dietetik, kozmetik ve medikal gibi ticari ürünlerde kullanılmaktadır

     

    Arı sütü genç işçi arıların (Apis mellifera L.) mandibular ve hypopharyngeal bezlerinden salgıladıkları larvalarını beslemek için kullandıkları yoğun süt kıvamındaki bir arı ürünüdür. Kraliçe arı larvalık döneminden itibaren arı sütü ile beslenirken işçi arılar arı sütü ile yalnızca 3 gün beslenirler.1 Arı sütü arıların ömrünü direkt olarak etkileyerek işçi arıların yaklaşık 45 gün, kraliçe arıların ise 5 yıla kadar üstelik her gün ağırlığı kadar (Yaklaşık 2000- 3000) yumurta vermesini sağlayarak yaşamasına olanak tanır

     

    Tarihi kayıtlara göre arı sütünün insanlar tarafından ilk kullanımı Antik Yunan dönemine dayanmakta olup Olimpus Tanrılarına sunulan ölümsüzlük yiyeceği içerisinde kullanıldığı belirtilmiştir. Aynı dönemde tarihçiler insanların bal peteklerini içerisinde bal, larva, propolis, polen ve arı sütü varken kıyıp taze olarak tükettiğini rapor etmişlerdir. Aristo arı sütünün arı topluluğundaki fonksiyonunu ve kraliçe arıya etkisini ilk keşfeden kişi olup, fiziksel gücü ve düşünme kapasitesini artırmak için özellikle okulunda kahvaltıda bal ve arı sütü karışımını hazırlattığı, Antik Mısırda Keopatra‟nın kozmetik olarak arı sütü kullandığı ve kendisinin güzelliğini arı sütüne borçlu olduğu, Firavun‟nun genellikle arı sütü tükettiği ve aynı dönemlerde arı sütünün gücün sembolü olduğu bildirilmiştir. Asyada özellikle Çin‟de arı sütünün antik

     

    depolanmamış arı sütünün rengi koyulaşır ve tadı daha da ekşileşir. Optimum kalite için arı sütü dondurulmuş halde saklanmalıdır. Arı sütünün viskozitesi su içeriğine ve yaşına bağlı olarak değişmekte olup oda ısısında veya +5 Co ‟lik buzdolabında saklandığı zaman viskozitesi artmaktadır. Viskozitenin artması arı sütü içinde devam eden enzimatik aktiviteler ve lipit ile protein fraksiyonlarının etkileşmiyle alakalıdır. Arı sütü içerdiği jelatin ve çeşitli ebatlardaki çözünmemiş granüller sebebi ile homojen değildir. Arı sütü için uluslararası bir standart yoktur. Ancak Brezilya, Japonya, İsviçre gibi bazı ülkeler kendi ulusal standartlarını oluşturmuşlardır.1 Tablo 1‟de taze ve liyofilize arı sütünün bileşenleri gösterilmektedir

     

    Pek çok analitik çalışma sonunda, +4oC‟de arı sütü kompozisyonunun çok fazla değişmediği, dondurulmuş arı sütü örneklerinde ise arı sütü proteinlerinin bozulmadığı, biyolojik olarak aktif kaldığı tespit edilmiştir. Bu çalışmalara bağlı olarak arı sütünün toplanır toplamaz dondurulması gerektiği öne sürülmektedir. Arı sütü kompozisyonu oldukça komplekstir. Yapısında farklı proteinler, amino asitler, organik asitler, steroidler, esterler, fenoller, şekerler, mineraller, eser elementler ve diğer bileşikleri barındırmaktadır. Arı sütünün karbohitrat, protein ve lipit içeriği literatürde çalışılmış olup kimyasal olarak taze arı sütünün Tablo 1 ve Tablo 2‟ de görüleceği şekilde %50-70 su, % 9-18 protein, %7-18 karbohitrat, % 3-8 yağ, mineral tuzlar (Ca%

     

    amino asiti içermesi sebebiyle kraliçe arının gelişiminde oldukça önemli bir fizyolojik role sahiptirler. MRJP ailesinin 9 tane üyesi (MRJP1-9) bulunmaktadır.1 MRJP 1 monomerik (55 kDa) ve oligomerik formlarda bulunarak 350 veya 420 kDa ağırlığına sahip olabilir. MRJP 2, MRJP 3, MRJP 4 ve MRJP 5 49-80 kDa arasında değişen ağırlığa sahip glikoproteinlerdir.7 Yapılan çalışmalarda arı sütünde MRJP aile üyeleri, Apalbumin 1, Glukoz Oksidaz, α-Glukozidaz precursörü, Glukoz Dehidrogenaz, ADP/ATP Translokaz, Askorbinoksidaz, Amilaz, İnvertaz, Katalaz, Asit Fosfataz, İnsülin Benzeri Peptid, protein bağlayıcı özellikteki Apismin, lipit transport fonksiyonlu Apolipophorin III benzeri proteinler yanı sıra Royalactina, Jelleines, Royalisin gibi proteinlerin de olduğu ortaya konmuştur

     

    Arı sütünde bulunan peptidlerle ilgili yapılan araştırmalarda ise 2-4 amino asit kalıntılı 12 küçük peptidin (Ala-Leu-PheLys-Arg-Ile-Tyr-Asp-Asp-Pro gibi amino asitlerin 2‟li, 3‟lü kombinasyonlarından oluşan) ve C terminalinde Tyr içeren dipeptidlerin (Lys-Tyr, Arg-Tyr ve Tyr-Tyr) antioksidan aktiviteye sahip olduğu bildirilmektedirArı sütünün amino asit içeriğindeki değişikliklerin arı sütünün kalitesinin belirlenmesinde kullanılabileceği öne sürülmektedir. Yüksek oranlarda bulunan amino asitler Prolin, Lizin, Glutamik Asit, βAlanin, Fenilalanin, Aspartat ve Serindir. Ultra Performans Liquit Kromotografi (UPLC) ile 26 amino asit ayrılıp miktarı tespit edilmiştir. Bu metotla farklı periyotlarda farklı sıcaklıklarda depolanmış arı sütü örneklerinde serbest ve total amino asit miktarlarının 9,21 ile 111,27 mg/g olduğu, majör serbest amino asitlerin Prolin, Glisin, Lizin, Glutamik Asit ve total amino asitlerden ise Aspartik Asit, Glutamik Asit, Lizin ve Lösin‟nin bol olduğu tespit edilmiştir. Yapılan araştırmalar sonucunda depolama süresince serbest ve total amino asit konsantrasyonunda herhangi bir farklılığın olmadığı, total Metiyonin ve serbest Glutamin içeriğinin anlamlı olarak

     

    sütüne spesifik bileşiklerdir Pek çok hayvan ve bitki materyallerinin aksine arı sütünün yağ asitleri 8-10 karbon atomlu ve genellikle ya hidroksi yağ asidi veya dikarboksilik asit şeklinde bulunmaktadır. 10-HDA‟nın çeşitli farmakolojik etkilerinin olduğu savunulmaktadır. Çeşitli literatürlerde arı sütünün temel yağ asitlerinin 10-HDA ve HDAA olduğunu bildirmiştir. 10 karbonlu hidroksi asitlerin (10-hidroksidekonoik ve 10-hidroksi-2-dekonoik asit) tanımlandığı ve koloninin gelişim stratejisinde önemli biyolojik aktivitelerden sorumlu olduğu ileri sürülmektedir. 10-hidroksi 2E-dekenoik asitin mono veya diester türevlerinden 6 tanesi bulunmaktadır. Bunlar örnek hidroksi2E-dekenolik asit 10 fosfattır. Ek olarak, 9- hidroksi-2E-dekenoik asit optikal izomerlerin karşımında bulunmaktadır.1 Antinelli ve arkadaşları oda sıcaklığında 12 ay saklanmış arı sütlerinde 10-hidroksi-2-dekenoik asit miktarının % 0,4 ve % 0,6 oranında azaldığını rapor etmiştir.

     

    Kontrol fazındaki örnekte bu azalmayı tespit etmek zor olduğu ve arı sütlerinde değişen miktarlarda bulunması sebebi ile 10-HDA azalışının arı sütünün tazeliğini belirlemede kullanmasının zor olduğu kanısına varılmıştır. HPLC ve elektrotoretik analizler sonucunda Avrupa arı sütlerinde 10-HDA‟nin az miktarda bulunduğu bildirilmiştir.10 Isidorova ve arkadaşları 35 alifatik asidi GC-MS kullanarak liyofilize arı sütünü içeren ticari ürünlerde tespit etmiştir.11 Isidorov ve arkadaşları 2011 yılında arı sütünde C8, C10 ve C12 hidroksi yağ asitlerini tespit etmiştir. Arı sütünde 10 yağ asidinin farklı kombinasyonlarda tespit edildiğini ve bunların 7 ve 8-hidroksioktanoik asit, 3- hidroksidekanoik asit, 9-hidroksidekanoik asit, 9-hidroksi-2-dekonoik, 10- hidroksidekanoik, 10-HDA, 3,10 dihidroksidekanoik, 2-oktene1-8-dioik ve 2- dekene-1,10 dioik asit olduğu bildirilmiştir.

     

    Sonuç Ve Öneriler

     

    Fonksiyonel besin olan arı sütünün tüketimi ile büyüme, gelişme, bağışıklık sistemi ve antioksidan sisteminin desteklenebileceği, yaşlanmanın geciktirebileceği, hafızanın güçlenebileceği, afrodizyak etkisi ve sperm, yumurta üretiminin sitümülasyonu ile kısırlığın tedavisinde kullanılabileği yapılan araştırmalarla ortaya konmuştur. Pekçok biyolojik yararı bulunan arı sütünün özellikle allerjik olmayan bireyler tarafından güvenle tüketilebileceği, nadiren de allerjik reaksiyonlara sebep olabileceği dikkate alınarak hem üretimi hem tüketimi desteklenmeli, insan sağlığına ve ülke ekonomisine ciddi katkı sağlama potansiyeline sahip bir besin olarak kıymetlendirilmesi, bilimsel çalışmalarla henüz çalışılmamış aktiviteleri ortaya konulup dünya pazarlarında hak ettiği yeri alması gerekmektedirs.
  •  

      Ürünlerimizi Özenle Hazirliyoruz

    • Köpük kutu ve özel pakettegönderiyoruz.
    • Yeni üretim ürünlerimizden sıfır hata payı ile gönderiyoruz.
    • Tüm Ürünlerimiz Türkiye'nin her yerine ücretsiz kargo

Organik Ari Sütü

1 KĞ Organik Ari Sütü Sıtokta Yok

Sizin İçin Seçtiklerimiz